14 EKİM ULUSLARARASI STANDARDİZASYON KONFERANSI

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti ortak finansmanıyla Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından yürütülen “Standardizasyon Sisteminin Geliştirilmesi ve Farkındalığın Artırılmasına Yönelik Teknik Yardım Projesi” kapsamında 14 Ekim Dünya Standartlar Günü Uluslararası Standardizasyon Konferansı gerçekleştirildi.

Konferansın açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin çok hızlı yaşandığı bir süreçten geçildiğini belirterek, sanayi ve üretim şeklinin ziyadesi ile hızlı değiştiği bugünde rekabet ortamını ve inovasyon çalışmalarını etkin bir şekilde takip etmenin oldukça önemli hale geldiğini belirtti.

Bu rekabet ve inovasyon çalışmalarını tüm ülkeler ile beraber takip etmenin en önemli yollarından birinin standartlar olduğuna işaret eden Büyükdede, “Ülkemiz standartlara uygun üretim ile ihracat potansiyelini güncel seviyeye kadar çıkarmıştır. Sürekli gelişen sanayimizin ihracat rakamlarını katlayacak potansiyelde olduğunu biliyoruz. Sanayicilerimizin standartların hazırlık süreçlerine katılarak ticaret hacimlerini artıracaklarını, böylelikle hedeflediğimiz ihracat rakamlarına ulaşabileceğimizi biliyoruz. Standartların hazırlık sürecinde olduğu kadar uygunluk değerlendirme faaliyetleri kapsamında TSE’nin faaliyetlerini önemsiyoruz” diye konuştu.

Büyükdede, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Günümüzde hızla artmakta olan küresel rekabette standardizasyon faaliyetlerine katılım kayda değer önem taşımaktadır. Çünkü standardı belirleyen ülkeler diğer ülkeler ile rekabet etmede büyük avantajlar elde etmektedir. Standardizasyon faaliyetlerini etkin ve aktif takip etmeyen ülkeler ise ancak standartlar yayımlandıktan sonra haberdar olmaları sebebi ile rekabetteki yerini ciddi oranda kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Gelişmiş ülkelerin aslında ticarette her zaman bir adım önde olmasının nedenlerinden biri de standartlara uyan değil, standartları belirleyen ülkeler olmalarıdır.

2023 hedefleri doğrultusunda dünyadaki ilk 10 ekonominin içerisinde yer almayı planlayan ülkemizin de artık standartlara sadece uyan değil bu standartların hazırlanması aşamasında söz sahibi ülkelerden biri olması hızla önem kazanmaktadır. Bu hususlar dikkate alındığında, standardizasyon faaliyetlerinde yer almanın ülkemizde alanında uzman her sanayicinin üzerine düşen milli bir sorumluluk olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu doğrultuda, dijital dönüşümün tüm alanlarda kendisini hissettirdiği bir ortamda, standardizasyon faaliyetlerine katılımı ve takip etmeyi kolaylaştıracak bir alt yapıyı oluşturmak da ihtiyaç haline gelmiştir.”

Bu alt yapının ise Türk Standardları Enstitüsünün bir süredir yürüttüğü IPA projesinin çıktılarından biri olan, standardizasyon faaliyetlerine ilgili paydaşların hızlı ve pratik ulaşıp aktif katılım sağlayabilecekleri yeni bir platformla hizmete sunulacağını bildiren Büyükdede, platformun, Türkiye’nin standardizasyon süreçlerine sürekli gelişen teknik kabiliyetleri ile kıymetli katkılar sunacağına inandığını söyledi.

Büyükdede, Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı ISO’nun en düzey yönetim organı olan konsey üyeliğine seçilen TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin’i kutladı.

“Uluslararası standartların belirlenmesinde yer alan firmalar pazardan ilk pay alanlar oluyor”

Türk Standardları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, “Standardizasyon Sisteminin Geliştirilmesi ve Farkındalığın Artırılmasına Yönelik Teknik Yardım Projesi”nin, standardizasyon çalışmalarına profesyonel bir yaklaşım getirdiğini belirterek, projenin, Türkiye’deki standardizasyon sistemini 81 ile yaymayı, etkinliğini, verimliliğini ve paydaş katılımını iyileştirerek standardizasyon konusunda kamuoyu bilincini oluşturmayı hedeflediğini kaydetti.

Standardizasyon Platformu aracılığıyla, standardizasyon süreçlerine ilgili tarafların katılımını amaçladıklarını ifade eden Şahin, “Yeni ürün ve hizmetlerin küresel pazarda yer alabilmesi için uluslararası standartların belirlenmesinde yer alan firmaların pazardan ilk pay alanlar olduğunu görüyor, şahitlik ediyoruz” dedi.

Şahin, ekonomiye yön veren ülkelere bakıldığında bu ülkelerin standardizasyon faaliyetlerine büyük önem atfettiğini gördüklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

“İhracatımızın yüzde 50’den fazlasını gerçekleştirdiğimiz AB tarafından yayımlanan Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde yeni standartların hazırlanması çalışmalarında Enstitümüz de üzerine düşen sorumluluğunun farkındadır. Sanayimizin standartlara uygun ürünlerle küresel pazarlara girmesini sağlayan TSE, ihracatçımızı bu yeni sisteme hazırlamak için bilgilendirme ve eğitim çalışmalarına hızlıca devam ediyor. Sanayi ve ticaret erbabımızı bu değişim süreçlerinde, ülkemizin bu çalışmalarda belirleyici ve etkili olabilmesi için TSE rehberliğinde etkin rol almaya davet ediyoruz. TSE ne kadar güçlü olursa, sanayicilerimiz de küresel rekabette o kadar güçlü olur. Çünkü standartlar, ürünlerinizi daha rekabetçi yapar, markalarınızın dünyanın her bir köşesinde tanınmasını sağlar. Saydığım ve sayamadığım nedenlerle kıymetli sanayicilerimizi, ayna komitelere katılmaya, standartlara yön vermeye davet ediyoruz.”

Prof. Dr. Şahin, Enstitü olarak sanayicilerin, üniversitelerin ve tüketici birliklerinin, ayna komitelerde bulunması ile standartların daha kapsayıcı olarak hazırlanacağına inandıklarını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan ise, salgın sürecinde Türkiye’de dünya ile eş zamanlı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde ve TSE’nin katkıları ile güvenli, turizm kriterlerinin oluşturulduğunu anımsatarak, “Söz konusu standartlar aynı zamanda ülke politikamız için de cari açığımızın kapatılmasında önemli olan rol oynayarak turizm potansiyelimizin korunmasına katkı sağladı. Bugün standartların hızlıca uzlaşı ile ve ekonomik çözümler sunarak içinde yaşadığımız bu sürece kolaylık kattığını rahatlıkla söyleyebilmemiz ülkemiz adına mutluluktur. Standardizasyon kavramının deneyimlerden ders çıkarmaya teşvik eden ve tecrübelerimizin gelecek nesle aktarılmasına öncülük eden yapısı doğru mesajları aldığımızda hiç şüphesiz ki ülkemizin kalkınma politikalarına artı katmaya devam edecektir” diye konuştu.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Ticaret Ekonomi ve Diğer AB Politikaları Bölüm Başkanı Bartosz Przywara, Gümrük Birliğinin katkısıyla Türkiye ile Avrupa’nın önemli bir ticaret hacmine sahip olduğunu belirtti.

Bu ticaret hacminin gelişmesinde TSE, Ulusal Metroloji Enstitüsü ve Türk Akreditasyon Kurumu görünmez bir şekilde, sessiz olarak çok önemli etki yarattığını anlatan Przywara, “Türkiye’nin gerçekten çok önemli bir standardizasyon geleneği var ve TSE’nin liderliğinde çok da etkin bir sistemi var.” dedi.

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sadık Ayhan Saruhan da bugünün pazarlarında yaşanan zorlu rekabet şartlarının, sanayicileri değişime ve gelişime zorladığını aktararak, değişime ayak uydurabilen, değişimi ve gelişimi sürdürülebilir hale getirebilen ülkelerin bir adım önde olacağı mevcut ekonomik konjonktürde, uluslararası ticaretin olmazsa olmaz kurallar manzumesi ve ortak dili olarak standartların öneminin bir kat daha arttığını dile getirdi.

Standardizasyon faaliyetlerine katkıda bulunulabilecek en önemli platformun TSE bünyesinde faaliyet gösteren ayna komiteleri olduğuna dikkati çeken Saruhan, “Bu çerçevede, sanayicilerimizin ayna komitelerine katılımını özendirmek, ülkemiz için önemini ve avantajlarını anlatmak amacıyla öncelikle Odamız meslek komiteleri toplantılarında ve üyelerimize gerekli bilgilendirmeler yapılmış olup, komite üyelerimizle çalışmalarımız devam etmektedir” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Bakan Yardımcısı Büyükdede ve Bakan Yardımcısı Demircan, Standardizasyon Ödül Töreni’nde standartların gelişmesine katkı sunanlara ödüllerini takdim etti.

Bu İçeriği Paylaş : Facebook'da Twitter'da
Eski Siteye Dön